MERHABA DÜNYA!

asure1

Kafamdaki sesleri susturamadığmda önce delirdiğimi sanmıştım. Psikoterapi ve ilaç tedavisi gibi bilimsel yöntemlerin yanında, bilimum spiritüel çalışmalarımın ardından sözkonusu seslerin susmayacağını anladığımda kafamın içindekileri kağıda boşaltmaya karar verdim. Yazdıklarım birikince de paylaşma ihtiyacı hasıl oldu ve işte karşınızdayım. Üç cümleyle özetleyince şimdi bana da kolay gibi gözükse de aslında görücüye çıkma sürecim zorluydu. En zoru da paylaşımın sınırlarını arkadaş çevresinden taşırıp önce yazı evine taşımak, sonra da uçsuz bucaksız sanal aleme çıkartmaktı. Beni deli olmadığıma ikna ederek, bu adımı atabilmemi sağlayan dostlarım ve yazı evinde tanıdığım yedi meleğe şükranla başlıyorum bloğuma. Hayırlara vesile olsun..

Çocuğuna, evcil hayvanına, yazdığı öyküye hatta kimi zaman özel bir eşyasına isim koymuş olanlarınız bilir, zor iştir isim bulmak. Öyle bir isim olmalıdır ki, sahibini yansıtsın, bir seferde onu anlatsın. İşte bloğuma isim ararken bu gerçek kafamdaydı da bir türlü yakıştıramadım bulduklarımı. Yazılarımda hayata dair düşündüğüm, hissettiğim , yaşadığım, dinlediğim, seyirci kaldığım herşey, acı-tatlı, neşeli-hüzünlü, sorgulayıcı, öfkeli, duygulu her his, tıpkı aşurenin içindeki malzemeler gibi her tat vardı. Bu benzetme ilk aklımdan geçtiğinde, bir annenin çocuğuna ilk bakışta aşık olması gibi sevdim bu ismi. Hem aşureyi de çok severim :)

Kimisi aşureyi koşulsuz sever, malzemesinden bağımsız. Kimi okurlar öyle sevecek umarım yazılarımı, ayırmayacak birbirinden. Kimi aşure sever ise seçicidir, sevmediği tatları ayırır, ayıklar ve kalanının tadını çıkarır. Bazıları da aşure sevmez, içindekileri sever, malzemelerini yer tatlısını bırakır. Bu amaçla sınıfladım yazılarımı;

  • Bazı yazılar dişe dokunur, çiğnemesi, yemesi zordur fındık misali. İçiniz sıkıntılıysa o gün fındıklardan uzak durunuz.
  • Hoş vakit geçirmek ve biraz da hafiflemek istiyorsanız kayısıları okuyun derim. bir süre zihninizde anısı kalır, boğazınızdan kolayca kayıp tadı damağınızda kalan kayısı misali.
  • Nar taneleri süsüdür aşurenin, mini minidir. Uzun okumalar gününde değilseniz, narlara gidip 6 dakikada yazılan kısa yazıları okuyunuz.
  • Buğdaysız olmaz aşure, ana malzemesidir. Aşksız bir hayatın olmayacağı gibi. Aşka dair okumalar için buğdayı seçiniz.
  • Sizin de benim gibi çocuğunuz veya çocuklara ilginiz varsa şekere gidiniz. Zira aşureye tadını veren şeker misali hayatlarımızın kıymetlisi, evimizin tatlı neşesidir çocuklar.
  • Bana göre aşure bir de fasülyesiz, hayatım da dostsuz ve misafirsiz olmaz. Fasülyede misafir yazılar da var. Dostlarımın paylaştığı ve sadece kendime saklamanın hem size hem de onlara haksızlık olacağını düşündüğüm yazılar. Onları da okuyunuz ve lütfen siz de aşuremde birer fasülye tanesi olunuz. Lezzet katarsınız.

Afiyet olsun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>