Kategori arşivi: Fasülye

misafir yazılar

Balık

balık

Ev çok dağınık diye söylenmeye başladı her sabahki gibi, zaten bir fanus içinde yaşıyordu birde buranın dağınık olması onu iyicene bunaltıyordu. Fanusa burnunu dayayıp dışarı bakardı zaman zaman. Kumsala ,onun arkasındaki denize. Denize ulaşmaktı en büyük hayali, bir deniz balığı olarak fanusta yaşamak zoruna gidiyordu. Belli etmek istemiyordu etrafa ama bu fanus  iyicene daralmıştı. En kötüsüde fanusun denize bu kadar yakın bir yerde olmasıydı. Denize köpek balıkları geldiğinden  beri bu fanusun içinde yaşamaya başlamıştı. Bir kumsalda bulmuşlardı onu kaçmaya çalışırken, renklerine kıyamadılar , ölüme terkedemediler , aldılar bir fanusun içine koydular  bedenini  ama kalbi hep denizlerde kaldı. Alışır gibi yaptı zamanla bu güvenli ortama, tek derdi sabah evi toplamaktı , genelde dağılırdı fanusun dibindeki taşlar. Taşları toplayıp düzenledikten sonra çekilirdi köşesine ta ki evin oğlu okuldan gelene kadar. Evin oğlu çok severdi onu. Yemeğini onun yanıda yer, dersini onun yanında yapar arada yaptığı taklitlerle yüzünü bile güldürürdü. Dışarı çıkarken yanında götürmek, arkadaşlarına göstermek isterdi bazen. Koyarlardı onu o zaman su dolu bir poşetin içine, dışarı çıkarlardı birlikte. İşte o anlarda evin oğluna belli etmek istemezdi  ama  çok daralırdı, sadece bedenen yaşar , ruhu ezilirdi, hep korkardı denizlerdeki köpek balıkları buraya da ulaşıp onu bulur diye.

Sıradan başlayan bir sabahtı. Şöyle başını hafif suyun üzerine çıkardı. Mis gibi karanfil kokusu geldi burnuna, içinde bahar açtı bu kokuyla, anlam veremedi bu duyguya, konuşma sesleri duydu arkasından, köpek balıklarından bahsediyordu ev halkı,birden kapanan dolap kapağının sesini duydu sonra.  Bu ses tekrar poşet içinde dışarı çıkmanın sesiydi. Çünkü evin oğlu çok severdi ya onunla dolaşmayı, dışarı çıkacakları zaman heyecanla açardı dolabı poşet almak için ,arkasından da hızla kapatırdı dolap kapağını sevinçle, bu sesle birlikte onunda yüreği kapanırdı hüzünle. O günde aynısı oldu arkasından bir el uzandı onu fanustan aldı ve su dolu poşete koydu. Dışarı çıktılar o anda yağan yağmur kalbinden akan gözyaşlarına karıştı. Her zaman fanustan gördüğü denize doğru yürüyorlardı. Bir yandanda anlatmaya başladı evin oğlu köpek balıklarına olanları, arkasından verdi ona müjdeyi artık denizlerinde köpek balıkları yoktu. Bu sefer kalbi yerinden çıkacak gibi oldu. Biraz daha ilerlediler, kumsala vardıklarında artık  kalbi sevinç çığlıkları atıyordu. Ve çocukla birlikte hep o hayalini kurduğu denize girmeye başladılar. Daha sonra poşet açıldı ve bırakıverdi çocuk onu büyük bir sürpriz yaparak denize.  Aynı anda güneş açtı, denizin üzerideki bütün karlar eridi ve gökkuşağı ilk defa denizin içinden görüldü…

by Arzu Savaş