Kayıp

Kayıplar bize eksilmişiz duygusu verir. Biz de kayboluruz gidenle birlikte. İçimizde başlayan yangın ortalığı dumana boğar, göz gözü görmez ruhumuzun derinlerinde. Ateş hiç sönmeyecek, acımız hiç bitmeyecek sanarız yangın kavurdukça. Ama Yaradan’ın insanı en özel canlı saymasının bir nedeni de dayanma gücümüzdür. Hatta ruhun yaşam sınavındaki notu bu yangınlara dayanma başarısına göre verilir. Kaybetmeden anlamaz insan elindekinin kıymetini. Mutluluğunu farketmez mutsuz olmadıkça.

Kayıp ne denli büyükse sahip olunanlar o kadar değerlidir belki de bilemem ama tasavvuf inanışı kaybımızın büyüklüğü ölçüsünde Allah’ın sevgilisi olduğumuzu söyler. Bu yüzdendir ki Yaratıcımız içimizdeki yangının tamamen sönmesine izin vermez, bir mum alevi içimizde titrer durur. Kaybımızı unutturmamak için değil, Allah’ın sevgili kulu olduğumuzu hatırlatmak için. Ve sanırım kaybedecek hiçbirşeyimiz olmadığını düşündüğümüzde o son mum da söner. İşte o zaman tamamen karanlıkta kalırız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>