Telefonsuz hayat düşleri

telefon

Telefonsuz bir hayat düşlüyorum; olur olmaz zamanda çalınca sinirlerim zıplamasın. O bilinmeyen numarayı görüp, ‘yine mi bir satıcı’ endişesiyle, ‘cevap versem mi/ vermesem mi?’ kararsızlıkları olmasın. ‘Ya önemliyse?’ diye açıp, iştahla konuşan satış temsilcisinden önce sözü alabilme sonra da rencide etmeden kapatmaya çalışmanın sıkıntısı da olmasın.

Telefon olmasın hayatta, sadece yüz yüze, göz göze konuşmalar olsun. Yüzlerdeki  ifadelerin saklanmadığı ortamlarda, hattın ucundakinin hayaline değil gözbebeklerine bakarak konuşulsun. Yetmedi, uzanıp eli tutulsun. Ayrılırken ‘telefonlaşırız’  demek yerine, birdaha nerede, ne zaman görüşüleceği kararlaştırılsın. Özlemle ayrılınsın, özlemler telefonla bastırılmasın. Görüşünce sımsıkı sarılınsın, çalan bir telefonla bölünmeyen sohbetlerde paylaşımlar kesintisiz olsun. Olmaz mı?!??

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>